Elimi uzatıyorum kapının kulpuna, buzlu camın arkasından bir ışık yanıyor, çekiyorum elimi panikle.
Sokağa bakıyorum, benim dışımda bu geçidi fark eden kimse var mı diye, maşrapasına para toplayan dilenci maşrapadan kafasını kaldırıp da bakmıyor bile geçide, şimşek mcqueen arabası diye tutturan çocuğu azarlamakla meşgul anaya, babaya, çocuğun kendisine ve şimşek mcqueen'e en ufak bir ışık hüzmesi düşmüyor buzlu camın ardından, iddia bayinde kupon dolduran adamlara, ezel unlu mamüllerdeki tereyağlı simit sevdalılarına, sami erkek kuaförünün paçalı güvercinlerine, şen yuva apartmanına, hiçbir yere gitmeyen keçiören metrosuna ve suriyelilere bakıyorum son kez.
Geçiyorum işte bu geçitten, yeni ufuklara yelken açıyorum hem de yolun ortasındaki buzlu camlı bir kapı taşıyor beni yeni yaşamıma. Açıyorum karşıma çıkan bu kapıyı, kaderimi değiştirecek adımı atıyorum ışık huzmesi içinden, yeni yaşamıma doğru ilerliyorum, kadife paltom yok o yaşamda, sıcak tutan, düğmeleri tam bir palto var kesin üzerimde, ezeldeki tereyağlı simit yine olsun ama, ona hayır demem, paçalı güvercinler de özgür olsunlar, ben de paçalı güvercinler kadar özgür olayım, ne paçalı güvercinlerin ne de benim sami erkek kuaförüne verecek hesabımız olsun, dünyanın tüm şimşek mcqueenleri tüm çocukların olsun, çocuklar analarının babalarının doğdukları günden beri işledikleri ilmek ilmek yaraları bir ömür taşımasın, kimse kimsenin kaderini devralmasın, herkes kendi kaderini çizsin, sıfırdan, dil belgesiz, not ortalamasız, sertifikasız, anasız, babasız, stajsız, acısız, geçmişsiz, geleceksiz, berrak, su gibi, sıfırdan çizsin kaderini! İşte aralanıyor ışık huzmesi, açtım önüme çıkan kapıları, oldu bu sefer!
Gerçi paltom hala kadife kırmızı palto ama elimi cebime götürüyorum sağ cebimdeki düğme sol cebime geçmiş, bu bir değişimin işareti mi? Paçalı güvercinler hala kafesteler ama ezeldeki tereyağlı simit yerinde tam istediğim gibi! Sanırım oldu cidden, başardım. Şimşek mcqueen arabası isteyen çocuğu da annesi tokatlıyor, hayırdır inşaallah? Dilenci maşrapasıyla hala, ben şen yuva apartmanı önündeyim.
Oldu mu acaba?
Suriyeliler geldi kapıyı aldı götürdü sobada yakmak için.
Sol cebimdeki düğmeyi sağ cebime koydum, sırtımda yüklerim ve incecik kırmızı kadife paltomda üşüyerek çıkıyorum merdivenleri, bugünün herhangi bir günden farkı yok.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil