Saat 04:27 uyanıyorum, tontiş su istiyor bu isteğini de borçlar hukuku genel hükümler kitabına saldırmak ve likit highlighter şişesini kırmak suretiyle bana bildiriyor.
Tontiş engelli, damağı sakat, kendi kendine su içemiyor.
Bende de var bir takım engeller, mesela tontişe alerjik astımım var, ataklar geçirdiğimde borçlar genel kitabında önemli gördüğüm yerlerin altını highlighterla çiziyorum.
Ve tontiş gibi kendi kendime yapamadığım bir takım meseleler var, kendi kendime yapabildiğim meseleler de var ama doğası gereği kendi kendimize yapmamamız gereken işleri kendi kendimize yapıyorsak bu da engelliliğin bir parçası değil midir? Misal tüm gotham şehrini bir başına kurtarmaya çalışan batmani düşünün, batman bir engellidir ama kimliği gizli olması nedeniyle devlet tarafından engelli maaşına bağlanamamaktadır, hikayenin alt metni budur aslında.
Doğası gereği kendi kendimize yapmamamız gereken işleri kendi kendimize gerceklestirmemiz neticesinde kendi kendimize yapamadığımız hissiyatı taşıma ikilemi düşünüldüğünde, insanın varlığı bir çeşit sakatlıktır zaten. Damaktaki bir yarık gibidir, doğru açıyı bulursanız tontiş gibi, yemek yerken idare edersiniz kendinizle bir şekilde, ama iş su içmeye gelince birini ararsınız, kitapları, şişeleri devirirsiniz birinin ilgisini çekene kadar, gören olursa sizi ne âlâ ama çok da umutlanmayın, o gördüğünü düşündüğünüz kişi de size karşı alerjik astımlı çıkarsa susuzluğunuzu giderdiğine inandığınız noktada size siktir çekip koridora sepetleyecektir.
Çünkü kimse kimsenin acısını paylaşamaz. Kendi olma ve kendiyle olamama ikilemi budur, başkaları acılarımızı paylaşsın ve kendi olma yükümüzü hafifletsin hezeyaniyla sağı solu devirirken başkasının acısına ortak çıkamayacağımızı bilmenin ikilemidir.
batman olun, tontiş olun, ben olun, kendiniz olun, havva palu olun acınız size ait, baş etmek için doğru açıyı siz bulmak zorundasınız, başkaları sizin acınıza karşı alerjik astımlı. Ve son olarak: gidin engelli maaşına başvurun sonuçta batman değilsiniz.