6 Aralık 2015 Pazar

HAKKI BULUTLAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ?

Bir bayram gününe daha öğlene doğru Alişanla Çağla şikelin her şey dahil adlı programının başlangıç saatinde uyanmış, kahvaltımı güne hızlı başlamayı sevdiğim için sek sarmayla yapmaktaydım bayram özel programlarının vazgeçilmezi az tanınmış ünlüler geçidini 28 şubat sürecindeki genç subay rahatsızlığıyla izlemeye koyulmuştum

Hakkı Bulutun proleter problemlere değindiği bir şarkısını icra etmesinin ardından değerli sanatçılığının övülmesi karşısında tankıma atlayıp sincan sokaklarında sıfır çekmemek için kendimi zor tutuyordum.

Hakkı Bulut Bayram Programına hazırlıklı geldiğini belli etmek için kendisinin bile inanmadığı ''değerli sanatçı'' faslını ''Bunla ilgili başıma çok ilginç bir şey geldi durun anlatayım'' diye böldü, bu çıkışının ardından ''ya ben yarrak gibi müzik yapıyorum o dönemin arabesk furyasında ucundan koparmaya çalıştık onu bile elimize yüzümüze bulaştırdık beni niye övüyonuz?'' demesini bekledim fakat o lafa ''Ben buyum diye bir şarkı yaptım..'' diye başladı aha dedim şimdi siki tuttuk öldüğü hakkında dedikodu çıkması akabinde adana dolmuşunda ben buyum şarkısı övülürken 'ben bu şarkıyı söyleyenim ölmedim' çıkışı yapıp dolmuş şoförü tarafından arabadan atılması hikayesini anlatacak yine.

Hakkı bir cümle kuruyor ben bir sonraki cümleyi tahmin ediyorum, hakkı iki cümle daha kuruyor ben zihnimde komple kurguyu bitiriyorum zira hakkı bulutun bu hikayesini alişanın programı dışında seda sayanda, kral tv ödül gecesinde, magazin d'de, ntvmsnbcde ve arte franceda dinledim.

Ama Hakkı susmuyor.

Hakkı durmuyor.

Hakkı aynı siktiğimin hikayesini aynı heyecanla birbirinin aynı programlarda anlatmaya devam ediyor.

Alişanı değiştiriyorum saat 3'e doğru bu tarz benim başlıyor onu izlemem lazım, bu tarz benim bitince de o ses başlar onu izleyeceğim, yarın sabah kalkacağım yine sarmayla kahvaltı yapacağım, sarma bitene kadar güne hızlı başlayacağım yine alişanı yine bu tarz benimi yine o sesi izleyeceğim arada misafirlerin çaylarını tazeleyeceğim o esnada christina aguilera-hurt söyleyen bi kıza hadise dönecek ben çayı açık koyduğum için üstünden biraz dökeceğim hurt söyleyen kız hadiseyle düete duracak seyirci Bİ DAHA Bİ DAHA diye haykıracak ben çayın altına kettledan su çekeceğim hakkı bulut bir yerlerde aynı hikayeyi anlatacak ben bir yerlerde aynı hikayeyi yaşayacağım. hakkı bulutun hikayesinin sonunda dolmuş şoförünün ''git şu pamuk tarlasında ırgat olarak çalış'' demesi gibi sonunda ''HAYIR SİKTİĞİMİN ÇAYINI BEN İÇMİYORUM NİYE HİZMETİNİ YAPIYORUM'' diyeceğim

Koca bir ömür tükenecek, koca bir ömrü aynılığın "heyecan vadetmeyen heyecanı" ile geçireceğiz, yaşadıklarımız hakkı bulutun hikayesi gibi olacak, kral tvde de seda sayanda da anlatsak aynı kitleye ulaşacağız. herkes biraz hakkı bulut gibi olacak, anlatılan hikayeyi alişanda da bbc oneda da anlatsalar bizim hikayemiz olduğunu ve bunun daha nicelerimizin yazgısı olduğunu fark edeceğiz, her yeni doğan gün kırık kaldırım parkeleri altında son nefesi kalmış sigara izmaritlerinin mezarlarını çiğnerken şüheda fışkırtan kalabalıklar, sokak çocuklarının kahkahaları, çukurlara dolan sulara fırlatılan bir taş, kurumuş yaprakların ezilmesi, yanık balata kokusu ve kömür karası olarak tüm vadedilmişlikleriyle penceremizden sızıp odamızı doldurur gibi olacak ama biz artık yazgımızı tanıyacağız, yazgımızın değişim heyecanını değerli sanatçı hakkı bulutun ben buyum  no. 15 in c major adlı eserinde sevdiği köylü kızına ayar çektiği kısmındaki gibi ''Ben buyum, ben buyum, ben buyum sevgilim Yalanla Kuramam aşkın temelini Allah'tan korkarım aldatamam seni'' diyerek susturacağız

O zaman yazgımız usulca umut denilen zehri zerk edecek yüreğimize ''hikayeyi bir de dolmuşçunun ağzından dinlesek her şey farklı gözüküverecektir gözümüze 
Belki de dolmuşçu bizi öperse hakkı bulut fransız olur ha ne dersin?" diyecek biz de denizaşırı ülkelerde, bilinmez gezegenlerde, kıta sahanlıklarında, adana-seyhan hattında, kendimizde ve birbirimizde sabah ve akşam, dün ve bugün, o ses türkiyeyle bu tarz benim reklam arasında ve her adımımızda ve her anımızda o dolmuşçunun arayışıyla yaşayacağız. 


Dua edelim de bulunca bize de ırgatlık yolu gösterip siktir çekmesin.