Yaş 22, Cahit Sıtkı'nın öngöremediği yolun yarısına varmak üzereyim demek.
20 yıl yaşamayıp 1 yıla sığdırarak konsantre yaşadığım bu hayatımın 21. Yaş evresini geride bırakıyorum.
''Her şey ben geçen yıl yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar.'' ve yeni yaşımda yeni baştan yaratılıyor kainat, kopuyor tufan, yeni yaşıma Nuh Peygamber olarak giriyorum. Geçmişin tüm bok püsürünü çifter çifter toplayıp Ararat Dağının tepesine doğru yol alıyorum. Ararat'a varınca fikrim değişiyor, bu çorak topraklar canımı sıkıyor. Gemimin dümenini çocukluğumdan beri hayalini kurduğum topraklara, Machu Picchuya doğru kırıyorum.
Küçükken nat geo kids dergisinde okuduğum kadarıyla İspanyol istilacılar yoğun bitki örtüsü nedeniyle Machu Picchu'ya erişemediklerinden bu gizli yer el değmemiş şekilde kalabilmiş. Bu nedenle karşı apartmanın bahçesinde herkesten gizli yarattığım ve Kırıkkaleli istilacıların erişemediği gizli bölgeme Machu Picchu adını vermiştim. Machu Picchum, alt kat komşunun orospu kızı tarafından açık edilene kadar Kırıkkale'nin bağrında el değmemiş bir İnka medeniyeti olarak yaşamaya devam etmişti. Bir Zamanlar Anadolu'da izleyenler bilir, Kırıkkale o film boyunca aranan cesedin ta kendisidir. Yerle bir ettiler Machu Picchumu ve altına ceset gömdüler. Machu Picchumu istila ederlerken ben ''Köylüler Niçin Öldürmeliyiz?'' şiirini okudum onlara, sonra ağlayarak eve döndüm.
Bugün 22. Yaşımda Machu Picchu'nun tepesinden Urubamba Vadisini izlerken çifter çifter topladığım geçmişimi ayıklıyorum. Ayıklamak kelimesinin sözlük anlamıyla karşılayamadığı bir metodla ayıklıyorum tüm yaşanmışlıklarımı. Tüm pişmanlıklar, tüm iyi kiler. tüm neşeler, tüm hüzünler, tüm yanlışlar, tüm doğrular, tüm sevgiler, tüm sevgisizlikler, tüm zirveler, tüm dipleriyle kabullenerek bir nevi taksonomi yöntemi izliyorum. Neşeler-Hüzünler, Doğrular-Yanlışlar, Pişmanlıklar-İyi kiler... Çifter çifter ayırıyorum hepsini, çorap gibi eşliyorum. Tüm duygu durumumu dengeliyorum gemimdeki. 22 yaşındayım ve Nuh Peygamberim ben. Daha yaşanacak 928 yılım daha var. Bu 928 yılda pişmanlıklar iyi kilere, iyi kiler pişmanlıklara, doğrular yanlışa, yanlışlar doğruya dönüşebilir, bunu 22 yıllık hayatımdan öngörebiliyorum. Çorap gibi eşliyorum dediysem de bazı çorapların eşi yok, ''unutulmuşluk'' hissi tek başına kalıyor ve geminin dibini tahta kurusu gibi kemiriyor mesela. İçim sıkılıyor, sanki hiç var olmamışım gibi hissediyorum, 22 yıllık ve 928 yıl daha sürecek varlığım bir hiçmiş, atmak mı lazım bu hissi gemiden diye düşünüyorum ama Nuh Peygamber de tahta kurularını gemiden atmamış ki bugün hala tahta kuruları var. Peygamberimizin bir bildiği vardır, uymak lazım.
Devam ediyorum yola bir şekilde, tahta kurularım yanımda. Ben 22 yaşındayım, yaşadıklarımdan öğrendiğim ve öğrenemediğim bir takım şeyler var. Daha az hayal kuruyor daha çok hayallerden uzak işler yapıyorum, daha az hissediyor daha çok anlıyorum, daha az risk alıyorum ve kendimi bir şekilde kabulleniyorum.
Bu vesileyle doğum günümü kutlayan ve bilhassa da kutlamayan herkese çok teşekkür ediyorum, zira kutlanacak bir şey ben de göremiyorum. Ve bu yaşıma kadar gizlediğim doğum günü dileklerimin hiçbiri gerçekleşmediğinden 22 yaşımın dileği olan Machu Picchu'ya gitmeyi burada ifşa ediyorum.
Geride bıraktığım ve 1993 Türkiyesi ile 2007 sineması uçlarında seyreden ve bana birçok şey öğreten 21 yaşıma armağan edeceğim 21 şarkıyla bu bahsi kapıyorum. Teşekkürler.
21 Yaşıma 21 Şarkı
1) Dolu kadehi ters tut- #22 : ''Geçmişe ait anılarla
işi yoktu daha fazla
yine de yarını tasarlarken
arıyordu gözleri bazen''
2) Mehmet Güreli-Umrumda ''Ben seni değil resmini tanıyorum. Belki sen benim tüm güzel düşüncelerimi yıkarsın''
3) BEYRIES- The Pursuit of Happiness: Cinsiyet eşitlikçi milli marşım.
''Go hide from others
Paint my face like a warrior
I'm a warrior
I couldn't go further
Wearing the boots of my father''
4) Agnes Obel- It's happening again: '' I took a day or two
To exile from the light
To unfold that prisoner
They call a mind.''
5) Laura Marling- What He Wrote: On Body and Soul geçen yıl en olmadık anımda iİalyanca dublajla izlemiş bulunduğum unutulmaz bir filmdi. Ondan bir soundtrack. Çok duygusal gibi dursa da What he wrote? sorusunun cevabı: Siktir ahaha
6)Vedat Sakman- Usulca: Bologna'da son gecemde fonda bu şarkı çalarken gece 3te sokakta yavru kedi arıyordum. Hastaydım ve yorgundum ve o kediyi bekliyordum , gelmedi. Zaman akışta..
7) The Smiths- I know it's over: Kaybedenlerin sesi Morrissey bu yaşımda da bana eşlik etti elbette. Hiç başlamamış bir şeyin bitişini kabullenememek hakkında bazı mülahazatı şamildir.
8) Germano- Grace: İtalyanca bir şarkı olmazsa olmaz. ''La nostalgia non ha mai ucciso nessuno''
9)Jane Birkin- Living in Limbo: Her seyahatimden önce bavul hazırlama fon müziğimdi.
''living in limbo, load up the wagon
next stop is somewhere where something will happen
oh packing, unpacking, sleep in a bubble
if things are changing the difference is subtle''
10) Bonjr- Someday we'll be together again ''Auspicious beginnings, you know what i mean''
11) Beach House- Space Song: İlk dinleyişte aşık olunan bu şarkı bize çeşitli sorular soruyor: What makes this fragile world go' round? Were you ever lost? Was she ever found? Who will dry your eyes, when it falls apart? Which came first the chicken or the egg? What was there before the big bang? Aktepe'ye gider mi bu araba? Şuradan iki öğrenci uzatabilir misiniz?
12) Still Corners- Don't fall in love : 22. Yaşımda canlı dinlemek nasip olur inşallah. Still Corners seviliyorsun.
13) Soap&Skin- Italy: ''Awake me Hopefully in Italy'' (I woke up in Keçiören)
14)Bedouine- Nice and Quiet: Spotifyda 3 milyon tıklanmış bu şarkı, Youtubeta 743 tıklanmış. Ne desem bilemedim. I will try my best to keep my head nice&quiet for me.
15)Sade- Somebody already broke my heart: Üzdüler moruk. So be careful and be kind, yani insanlığa çağrı.
16) Birsen Tezer- Aşk bu değil: Birsen Hanım'ın kanun çalışına özenip ud çalmaya karar verdim. Çünkü kanuna param yetmez. Aşk Bu: DEĞİL.
17) Can Ozan-Bul Beni: Bul beni, Nerdeyim ben, Keçiören Mhp İlçe Teşkilatının karşısındayım.
18) Khruangbin- Cómo Me Quieres: 21in son demlerinde yakaladı beni bu şarkı, derinlerde bir yerde.
19) Cem Karaca- Unut Beni: T A M A M
20) Sezen Aksu- Git: Sezen Aksusuz bir yıl düşünülemez zaten. Siktir git şeklinde editleyerek 21. Yıl tribute'a dahil ediyorum bu şarkıyı.
21) Depeche Mode- Wrong: Bana dair her şey yanlış-tı. WRONG WRONG WRONG WRONG WRONG WRONG WRONG WRONG
Yeni yaşımda doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlarla olmak ve chemically-inherently wrongları manageable kılabilmek dileğiyle
![]() |
| Yeni yaşımdan bir diğer beklentim: Google Mapste evimi araştırdığımda blurlu Bahçeli suratı görmemek |

kırıkkale konusunda haklısın ama viva la kırıkkale :(
YanıtlaSil(bkz: nüfus kütüğü taşımanın yasak olması saçmalığı)